Yeni Yıl Yeni Yıl Yeni Yıl Yeni Yıl

İyi dilekler sunmanın, iyi hisler içinde olmaya çalışmanın kimseye zararı yok. O yüzden “Yılbaşı çok saçma, hiçbir şey değişmeyecek” diyen bezginlere kulak asmıyorum. Konuşulanların çoğuna kulak asmıyorum zaten. 2012’de en çok bunu yapmayı öğrendim. 

Kendime yeni bir hayat kurmaya çalıştım. Biriyle 24 saat bir arada olmayı, tahammül etmeyi, sinirlenmemeyi öğrendim. Kendi kararlarının sonuçlarının kötü de olsa o kadar acıtmadığını, o acıları her zaman başkalarının istediklerini yapmaya tercih edeceğimi fark ettim. Dedem öldüğünde yalnız uyumayacağıma dair kendime söz vermiştim. Çoğunlukla sözümü tuttum. Tek başına kalmanın tadını da çıkardım ama.

Daha önce görmediğim ülkeler, şehirler gördüm. Parasız kaldım, param oldu. Terledim, pislendim, üşüdüm, hasta oldum. Evimin neresi olduğunu bilemedim. Sonra evimin neresi olduğuna boşverdim. Az eşyanın insanı özgürleştirdiğine tanık oldum. Kendime giysiler tasarlamaya çalışıyordum, sonra baktım ki tanımadığım insanlar alıyor onları. Yeni bir işim oldu yani. Yeni insanlarla çalışmaya başladım. Bol bol konser izledim. Bol bol fotoğraf çektim. Bol bol ses duydum ve beni değiştirmelerine izin verdim.

Sevdiğim insanlara onları sevdiğimi çok söyledim. Sevmediklerime, onları sevmediğimi çok belli ettim. Beni komik, güzel, ruhsuz, duygusuz, bencil ya da ukala buldular. Çoğu umurumda değildi. İnsanlara yemek yaptım, bazen insanları evimden kovdum. Çoğunlukla darılmadılar. Çoğunun umurunda değildim. 

Feat. için yazdım, az da olsa Yazıhane için yazdım. Kendim için yazdım. Açık Radyo’dan ayrılıp Radyo Eksen’e geçtim. Eski defterlerimi doldurdum, yenilerini aldım. Kalemlerimin üzerine titredim. Nevizade’nin arkasında, ilikçi İbrahim Abi’nin atölyesinde kavurma yedim. Roskilde’de bir restoranda karides yedim. İstiklal’de bir büfede sosisli yiyip zehirlendim. Annemin yemeklerine daha iştahla yumuldum. 

Tembellik ettim. Sabah sporuna başlayıp bıraktım. Her sabah bir kaşık pekmez içmeyi alışkanlık edindim. Artık daha az üşüyorum. Kedileri besledim, köpekleri sevdim. Bir süreliğine kedim oldu. Bir gün dışarı çıkıp geri gelmedi. Çocukları yine sevmedim. İnsan denen yaratığa biraz daha yakından baktım. Bazen hoşuma gitti, bazen gitmedi. Yürüyüşlere, eylemlere katıldım. Hiç biber gazı yemedim ama annem yedi. Babamla daha az kavga ettim. Kendimle de daha az kavga ettim.

2012’de 27 yaşına bastım. Doğum günümde ne yaptığımı her zamanki gibi hatırlamıyorum. Bu yıl da doğum günü partisi yapmadım. 2013’te yapayım bari. 

2013 iyi olsun.

No Comments

Leave a Reply