MENÜ

Sziget Festival V: Kabatronics, Tame Impala, Terne Chave

02-mohai

[Fotoğraf: Mohai Balázs] 

Patlarken havai fişekler ardında ana sahnenin, veda vakti geldi Szitizen’lerin (Island of Freedom vatandaşlarına Szitizen deniyor). Sziget’in son gün programı yoğun; Franz Ferdinand, Empire of the Sun, The Cribs… neler neler. Ama hepsini pas geçip yine World Music sahnesindeyim. Hayatımda bu kadar göbek atmaya odaklı bir festival geçirmemiştim. Ana sahnede David Guetta, Çınarcık diskolarına taş çıkaracak sakillikteki setine başlamış, ikide birde sesi kısıp mikrofona “Eller havaya” mealinde cümleler bağırıyor. Tam bir kasap. Guetta teröründen kaçıp dünyanın en renkli müzik kolektiflerinden birine sığınıyorum.

Kabatronics: Fanfara Tirana meets Transglobal Underground

Kabatronics, Arnavutluk çıkışlı brass grubu Fanfara Tirana ile dünya müziği kolektifi Transglobal Underground iş birliğinden doğan bir albüm. İki grup, şubat ayında çıkardıkları albümün başlığı altında birlikte turluyor. Transglobal Underground’un elektronik katkılı Afrika, Karayip ve Hint ezgileri Fanfara Tirana’nın balkan sound’uyla birleşince insan neşeden çıldıracak gibi oluyor. Solo halayı icat etmem de bu anlara rastlıyor.

Tame Impala

03-csudai

[Csudai Sándor]

Avustralya’nın psychedelic rock damarını dünyaya açan gruplardan biri Tame Impala. Hülyalı gitarları, mırıltılı vokalleri ve Beatles esinlenmeleriyle hayli büyük bir dinleyici kitlesini mest ediyorlar. Geçen sene yayımladıkları 2. albümleri Lonerism de çok övgü almıştı. Hasılı, Tame Impala günün en merak ettiğim ismiydi. Ana sahnenin hemen arkasındaki A38 çadırında büyük tezahüratla karşılandılar. Gitar ve vokal katmanları birbiri içinde erirken tekdüzelik hissi peydah oldu. Belki başka sahnelerin gürültüsünü de duyuyor olmaktan, belki sahnenin Tame Impala’ya uygun olmamasından, belki tamamen grubun hatasından ya da kulaklarımın hazır olmamasından, performansları hiç doyurucu gelmedi. Umarım onları dış etkilere daha kapalı bir yerde yeniden izleyebilirim. 

Terne Chave

1175677_587370677981226_258904237_n

[Grubun fb sayfasından]

Sziget’in Yeni Rakı sponsorluğundaki çiçeği burnunda sahnesi Yeni Rakı Roma Tent, festival boyunca Avrupa’nın birçok ülkesinden (aralarında Türkiye yoktu) Roman müzisyenlere ev sahipliği yaptı. Çadırda gördüğüm en kalabalık performans, Çek grup Terne Chave’ye aitti. Roman dilinde “genç çocuklar” anlamına gelen Terne Chave’nin üyeleri birlikte büyümüş, müzik yapmayı birlikte öğrenmiş. 90’ların başında ülkede nazi-skinhead hareketinin yükselişi nedeniyle bir süreliğine müziği bırakıp, 2001’de geri dönmüşler. Ska’ya yakın duran müziklerini “rum’n roll” diye tanımlıyorlar. Konserde seyirci de onlar kadar ter döküyor. Ahşap zemin üzerinde takır takır dans eden ayaklarda 5 günün yorgunluğunun izi yok.

Havai fişekler festivalin sonunu haber veriyor. İnsanlar son bir enerji patlaması için hücum ediyor dans sahnelerine. Ben ise son defa biniyorum şehre dönen tekneye. Herkes kardeşim gibi görünüyor. Yine tam bitmişken, her şeye baştan başlamak istiyorum. Yurt dışı seyahatlerimde hep aynı şeyi hissediyorum. Tam bulunduğum yere alışmışken oradan koparılma hissi.

Uzun lafın kısası, Sziget bitti.

> Tüm Sziget yazıları için tıklayın.

No Comments

Leave a Reply