Fiona Apple + Quentin Tarantino

Şarkılarını sıktığı dişlerinin arasından karşısındakini tehdit eder gibi söyleyen müzisyenleri çok seviyorum. Genele göre defo sayılan şeyleri kimliğinin bir parçası olarak kabul edebilenleri de. Fiona Apple ikisini de yapıyor. Bu sabah yine YouTube’da oradan oraya savrulup sonunda Iconoclasts serisinin Fiona Apple ve Quentin Tarantino’lu bölümüne düştüm. Şarkılar, farklı insanların birbirlerinden binlerce kilometre uzakta aynı şeyleri hissedip düşündüğünü gösterebildiği için bu kadar delici. Hem bizi kendimizi anlatmak için kelimelerle cebelleşmekten kurtarıyorlar, hem dünya üzerindeki tek insanmışız gibi hissettiğimizde sırtımızı pışpışlıyorlar. Herkes gibi, ben de en çok beni anlatan cümleleri tutuyorum aklımda. Belgeselden aldığım alttaki diyalog adeta Artemis 101. Tanıştığım herkesle konuşmak yerine bunu bir karta bastırıp verebilirim. Fiona Apple’ın kendini açıklamak yerine cd yapmayı düşünmesi gibi.

Quentin: Birbirimize benzediğimizi düşündüğüm noktalardan biri de sürekli utanç verici anlar yaşama korkusu içinde olmamız. Telefondaki tuhaf gerginlikten korkup arayamadığım için kaybettiğim çok insan oldu.

Fiona: Düşündüğüm tek şey o utanç verici anlardan kaçabilmek. Bütün hayatım, utanç verici anlar için hazırlanmış bir sahneymiş gibi hissediyorum. Beni sevdiklerini bilmeme rağmen gruptaki çocuklar önünde bile aptal durumuna düşmekten korkuyorum. Seninle buluşmadan önce de korkuyordum. Kafamın içinde “Birbirimize sarılacağız, harika olacak, onunla çok sağlam arkadaşız” diyorum ama arabanın kapısını açarken bir anda aklıma geliyor: “Ya öyle olmazsa?" 

İlk bölüm bu, YouTube’da devamını bulabilirsiniz.

No Comments

Leave a Reply