Expéditions 7: Dünyanın Son Sabahı

Liste yapmak ve bir şeyleri sıralayıp gruplamakla aram iyi. Sıralamalara uymakla o kadar değil. Eksen On Fair fotoğraflarını paylaşacaktım ama hem Radyo Eksen’in facebook sayfasında paylaşıldığı, hem feat.‘in Ekim sayısında farklı bir düzenlemeyle yer alacağı için vazgeçtim. Üstelik bu sabah çok tahıllı kahvaltımı yaparken o kadar güzel yakıyordu ki güneş, dünyanın son sabahıymış gibi dakikalarca yapraklara bakmadan duramadım.

image

Dünya’nın dönmekte olduğunu ve eksen eğikliğini, her sabah aynı yerde oturmama rağmen güneşin bir gün ayağıma gelirken öbür gün gözüme gelmesiyle kanıtladım. O konuda sıkıntı olmasın. Geçen akşam atölyede Halimden Konan Anlar’ı ağırlamışız, güneşe bakıp “Ateş ederim!” diye bağırmak hakkımız.

image

Ederim dediysem ederim, bilirsin. Silahımın örümcek bağladığına bakma. Eski alışkanlıklarımı gömdüğüm yerden çıkarıyorum. Her zamankinden daha karışık ve mütebessimim.

image

Bir noktadan sonsuz sayıda doğru geçer ama Galata’nın bir noktasındaki bir buzdolabına sonsuz sayıda bira sığmaz. Soğuk sıvı sirkülasyonu hatıra dükkanı 7/24 açık.

image

Gecenin sonuna doğru açılan şaraplarda daha zor dönüyor tirbüşon. Ağzın içindeki dil gibi. Mantardan sıyırıp da deriye dalıyor. Sonrası kolonyalar. 

image

Son 12 gün içinde gördüğüm en güçlü şey, sarmaşığın tavana tutunan incecik, pembe kollarıydı. Sonra Karaköy tarafına yanaşan yolcu gemilerine baktım. Onların motoru daha güçlü olabilir. Yine de pembe kollara belli etmiyorum.

image

Her ağzı bağlı börek poşeti bir yerküre. Her sinek bir peyk. Kürt böreğine şeker serpenler biraz şey…

image

Sonbahar, gelişi çarşaf üzerinde pijamayla işaretlenen bir zaman dilimi. Altını çizmek için battaniye kullanılır. İçi, yünlü çorapla doldurulur. Çorbayla birlikte içilir.

image

Kendi kaderini tayin etme hakkını kullanmak isteyen hücrelerim var. Onları uzak memleketlere tayin ediyorum. Mecburi hizmet.

No Comments

Leave a Reply