MENÜ

Eksen On Fair // 15.09.13 / Parkorman

Sonbaharı göremeden kışa geçmişken, yazın son festivalinin özetini çıkaralım. Radyo Eksen’in bu yıl ikincisini düzenlediği Eksen On Fair Parkorman’da, geçtiğimiz yıldan daha büyük bir alanda gerçekleşti. Giysiden kırtasiyeye tasarım ürünleri satan standları, plakçısı, yemekçisi, biracısı, minik Michael Hacker sergisi ve alandaki Radyo Eksen stüdyosuyla ilkine göre daha genişti kasaba. Ziyaretçileriyse hem Rock’n Coke ertesi olması hem de bence gayet yüksek bir fiyat olan 90TL’lik biletler yüzünden tahminimden azdı.

Systema Solar

Systema Solar

Sahnenin açılışını yapan Meriva’ya yetişemedim. Günün ikinci grubu Kolombiyalı Systema Solar, sahne önünde hoplayıp zıplamaktansa bira standlarının yamacında yayılmayı tercih eden kitlenin büyük kısmını hareket ettirmeyi başardı. Retro bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi görünen Systema Solar’ın Güney Amerikalı hip hop-dans müziği insanı çok kolay yakalıyor ve iyice şarj etmeden de bırakmıyor.

The Undertones

The Undertones

The Undertones

Kuzey İrlandalı punk grubu The Undertones, 70’ler ile 80’lerin başını 4 albüm ve Teenage Kicks, Jimmy Jimmy gibi punk hitleriyle geçirdikten sonra 1983’te dağılmış, 1999’da yeni bir vokalistle yeniden birleşmişti. Günün son aydınlık saatinde vokalist Paul McLoone’un şarkı söylediği kadar seyirciyle konuştuğu, İrlanda punk’ına hasret kalanların neşeyle coştuğu bir performans sundular. Teenage Kicks’te alanın arkalarında annesiyle dans eden bir bebe kaldı aklımda bu konserden. 

Carl Barat DJ Set

Carl Barat

Carl Barat

Hayatımıza The Libertines’le giren Carl Barat’ın festivaldeki en büyük olayı, sevgilisiyle alanda dolaşıp “Yakışıklı rock star” olarak boy göstermesiydi. Çoğunlukla punk şarkılarından oluşan setinin herhangi bir orijinalliği yoktu. Barat’a ayrılan bütçeyle bir grup daha getirilemez miydi? Mesele standart şarkılarla kalabalık eğlemekse, Carl Barat’a ne gerek vardı? Kafamda deli sorular.

The Hives

The Hives

The Hives

The Hives

Türkiye’deki ilk konserini veren The Hives daha sahneye çıkmadan, roadie’lerinin ninja kostümleriyle kalbimi çaldı. Konser performanslarının albümlerinin ilerisinde olduğunu düşündüğüm grup, son albümü Lex Hives’ı geçen yıl çıkarmıştı. Hives’ın seyircisi de kendileri kadar ateşliydi. Vokalist Pelle Almqvist ve gitarist Nicholaus Arson sık sık sahneden indi, kalabalıkla temaslarda bulundu. Pelle şarkı aralarında o kadar çok Türkçe konuştu ki, bu kadar kelime ve cümleyi nasıl ezberlediğine şaşırdım. Bir an bile düşmeyen enerjileri, seyirciyle iletişimleri ve nefis kostümleriyle The Hives taş gibi bir konser verdi. Bu kadar iyi olacağını tahmin etmemiştim.

Suede

Suede

Suede’i izlemeye alıştım ve bu çok güzel. Brett Anderson’ın her defasında yüzünde yeni çizgilerle, ütülü gömleği ve dar pantolonuyla karşımda duruşu, parmağına doladığı bant, mikrofon kablosuyla oynaması, sahnenin kıyısına gelip seyircilere doğru eğilmesi, dans edişi artık tanıdık. Suede’in bu yılın başında, 11 yıl aradan sonra yayımladığı yeni albüm Bloodsports’tan 5 şarkı girmişti setlist’e. Gerisi 90’ların özetiydi. Suede konserlerinin iyi olmaması mümkün değil gibi geliyor bana. Anderson’ın samimiyeti ve şarkıların eskimez karakteri her konseri heyecan verici kılıyor. 

Parkorman’da gece soğuk ama Suede var ya sahnede, herkes yanındakine sarılıyor ısınmak için. Seste ufak tefek sorunlar, anın hissiyatıyla umursanmıyor. Yazın son festivali Eksen On Fair, yumuşacık eriyip bitiyor gecenin içinde. Sahne ışıklarından minibüs sohbetlerine.

> Festivalden tüm fotoğraflar burada.

No Comments

Leave a Reply