MENÜ

Defter #11

Defter #11

Gerçekten iyi idare ettiğimi düşünüyordum. Çevremdeki herkesi birer birer hasta eden virüsler beni pas geçiyordu. Beslenme işini düzene soktum, kendime iyi bakıyorum, diyordum. Öyle değilmiş. Hepimiz muhtemelen her kış bir kere gribe yakalanıyoruz, bu sıradan bir şey. Ama hiç bu kadar çok ilaç kullandığımızı hatırlamıyorum. Günde 3 kez şundan, sabah akşam bundan, burnuna şu, boğazına bu, vitaminin de şu. Ecza dolabı gibi kokarak geçirdiğim 10 günün sonunda tamamen iyileşebilmiş de değilim. Uzun zamandır İstanbul’da yaşayan Kanadalı bir arkadaşım, kendisine ilk defa burada bu kadar ilaç verildiğini söyledi. Buraya gelene kadar karşılaştığı reçeteler genelde bir ilaç, dinlenme ve tavuk suyuna çorba içme tavsiyesinden ibaretmiş. Hayatımızın bundan sonrası her yıl yeni bir salgına hazırlanarak, avuç avuç hap yutarak ve zayıflamış vücutlarımızı xyz terapilerine taşıyarak mı geçecek? Bu arada yumurtasından tavuğuna, tereyağından peynirine köy ürünü fetişistleri için haberler kötü; Heidi ve Peter’in sağlık fışkıran yanakları, köylerdeki üretim koşullarını pek doğru yansıtmıyor.

Keşfetmeyi keşfetmek

Konu: Yeni Müzik Keşfi

Türkiye’de üretilen, alternatif, bağımsız, yeni gibi sıfatlarla bezeyebileceğimiz müzikler giderek daha çok kişiye ulaşıyor. Bunda ekonomik sebeplerle gözünü “yerli” sahneye çeviren mekanların olduğu kadar Spotify’ın ve canlı performansa dayalı YouTube kanallarının da etkisi var. Bağımsız müzisyenlerin elinde geçmişe göre daha çok iletişim aracı bulunsa da, bu müziğin yayılımı hala dinleyici tarafından özel bir çaba gerektiriyor. Yeni müzisyenleri hangi kanallardan öğrenebilir ve takip edebiliriz, onları nerelerde izleriz gibi sorulara cevap niteliğinde kendi sık kullanılanlar klasörümden ve alışkanlıklarımdan yola çıkarak bir keşif rehberi hazırladım. Buradan izleyebilirsiniz.

Make evlerimiz sade again

Marie Kondo

Önce çok satan kitabı “Hayatı Sadeleştirmek için Derle Topla Rahatla” sonra Netflix’teki dizisi “Tidying Up with Marie Kondo” ile hayatımıza girdi Japon derleme toplama gurusu. Çok sevimli bir akıl hastasına benzese de, tekniklerinin işime yarayabileceğini hissediyorum. İki kişiyle paylaştığım şimdiki evime çıkarken ihtiyacım olmayan eşyalardan, giymediğim ya da zor kombinlediğim giysilerden, kitaplığımda durmasına çok da gerek olmayan kitaplardan kurtulmaya niyetlenmiştim. Büyük ölçüde başardım. Bazı başlıklar sadeleşirken, odada ve evde açılan boşluğu dolduran bitkilere, her zaman tıka basa dolu olan kalemliklere ve almadan duramadığım defterlere ise dokunmuyorum. Farkında olduğum sürece bazı aşırılıklara iznim olmalı bence.

Bu Benim Kanım

Elise Thiébaut, Bu Benim Kanım

Yanımda taşıdığım süre boyunca kapağını gören herkesin sorduğu, içeriğinden bahsettiğimdeyse genellikle yüzlerini buruşturdukları bir kitapla karşınızdayım. Fransız gazeteci-yazar Elise Thiébaut’nun kaleme aldığı “Bu Benim Kanım”ın konusu, regl. Dünya nüfusunun yarısının hayatlarının büyük bölümünde haşır neşir olduğu regl, oldukça farklı açılardan ele alınması gereken ama hala pek çok yerde tabu olan bir konu. Kitap, ped ve tampon gibi ürünlere ulaşımları olmadığı için regl döneminde okula devam edemeyen kızlardan bu ürünlerin içeriklerinin kamuyla paylaşılmıyor oluşuna, kullanımı zorunlu olan bu ürünler temel ihtiyaç sayılmadığı için hala onlara %18 KDV ödememizden reglin Antik Çağ’dan bugüne çeşitli kültürlerde nasıl algılandığına kadar çok geniş bir alana dokunuyor. Okurken, hayatımızın bu kadar içinde olan bu olguya nasıl topluca yabancılaştığımıza şaşırmamak mümkün değil. Kadınlar olarak dünya üzerindeki varoluşumuza sahip çıkmanın yolu, kanımıza da sahip çıkmaktan geçiyor.

Tehlike gerçek ve burada

Kitapla bağlantılı olarak, yazarla ortak dertlerimizden biri olan endometriozisten bahsetmek istiyorum. Halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen ama aslında adının çağrıştırdığı sevimlilikten çok uzak olan bu rahatsızlık özetle, regl döneminde rahim içindeki dokuların dışarı atılamayıp karın boşluğuna, kimi zaman başka yerlere de gidebilmesi anlamına geliyor. Vücutta serbestçe gezen bu doku parçaları zamanla kanla dolu kistlere dönüşebiliyor. Endometriozisin belirtilerinden biri, ağrılı regl. Hani hepimizin normal sandığı ağrılı regl. Birçok kadın, regl olmanın normalde sancılı bir süreç olduğuna inandığı için endometriozisleri ancak cerrahi müdahale gerektiren bir boyuta geldiğinde teşhis edilebiliyor. Bunda regl ağrısının abartıldığına ve kadınların bu dönemde sürekli mızmızlandığına dair yaygın görüşün de etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kaçımızın sevgilisi, arkadaşları ya da ailesi regl dönemini ağır geçirdiği için bir jinekoloğa gitmesini tavsiye etmiştir? Cevabı oldukça tatsız olan bu soruyla bu haftaki defteri bitiriyorum ve son 1 yıl içinde jinekolojik muayene yaptırmamış olan tüm kadınlara derhal bir doktordan randevu almalarını tavsiye ediyorum.

Defter #12
Defter #10

No Comments

Leave a Reply