Sebadoh’dan Lo-Fi Masallar

Sebadoh @ Salon

Sebadoh adının hep 90’larla anılması sizi yanıltmasın, müzikleri bir döneme sıkışıp nostalji nesnesi olmuş değil. Melodik folk tınılarından punk hızına geçişler, hayata dair alışıldık olması kırıcılığını azaltmayan detaylar, karmaşık hisler hala geçerli. Ölümcül derecede sıkıcı ortaokul günlerinden sonra duvarlarını posterlerle sıvadığımız odamızda oturmuyoruz artık, evet. Tütünümüzü ya da bira şişelerimizi saklamamıza gerek yok. Masalara yazı yazmayı bırakalı çok oldu. Hiçbir şey düşünmeden, sadece müziğe odaklanarak kalmanın yaş aldıkça zorlaştığını öğrendik. Steril bir göbek bağı gibi yanımızda sürüklediğimiz beyaz kulaklık kablolarıyla, konser mekanlarının kapılarında bekleşirken daha da çok sevdiğimiz küçük arkadaş gruplarımızla, kimi zaman yaz tatilini rafa kaldırıp yerine koyduğumuz müzik festivalleriyle koruyup besliyoruz o hali.

Sebadoh @ Salon

Sahnenin önünde müzisyenlerin mimiklerini, parmaklarını, pedallarını inceleyerek, yanında kim olduğunu bilmeden ve görmeden, saatin kaç olduğunu unutarak, bazen Lou Barlow gibi saçlarının perdesini çekerek, en derini kurcalayan şarkılarda acı acı gülümseyerek an içinde eriyip zerrelerce dağılmak mümkün. 15 Ekim gecesi Salon‘da olan, tamı tamına buydu.

Sebadoh @ Salon

Sebadoh’un lo-fi masalları kafamızda başka bir şeye yer bırakmayacak kadar güçlü yankılandı. Lou Barlow ve Jason Loewenstein yer değiştirdikçe daha çok yaklaştık birbirimize. İstek şarkılar bağırıldı; kimilerine cevap alındı, kimileri havada asılı kaldı. Ses dalgalarından kapacağımızı kaptık, tek bisle yetinip elimiz cebimizde geceye daldık.

Sebadoh @ Salon

2013 tarihli son Sebadoh albümü Defend Yourself kulağa hala taze geliyor. Lou Barlow’un yeni solo çalışması Brace The Wave‘inse dumanı üstünde. Rutubetli kış günlerinde sarılıp yatmalık, elini tutup sokaklarda yürümelik.

(Fotoğraflar bana ait.)

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply