Manyetik Bant

Scroll to Info & Navigation

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Radiohead - Lotus Flower (The King Of Limbs, 2011)

Hayatımda aldığım en güzel hediye bir Radiohead konseriydi. 15 yaşındaydım. Babam Selanik’e bir konser turu düzenlendiğini duymuş ve iki kişilik yer almıştı. Elime otobüs biletlerini tutuşturduğunda ne diyeceğimi bilemedim. Hiç beklemediğim bir şeydi. Doğru düzgün teşekkür bile edememişimdir şaşkınlıktan.

Yıl 2000’di, Kid A albümü çıkmadan önce ilk defa bu turnede çalacaklardı yeni şarkıları. Garbage’ı bile izlediğinde kafayı yiyen ben, Yunanistan’da Radiohead konserine gidecektim. İnsan delirirdi yahu. Aylar öncesinden alınan biletlerin günü geldi, bir akşam bindik İnönü Stadyumu’nun önünden otobüse. İki otobüs dolusu insanız. En küçük benim. Etrafımdaki kimi turuncu saçlı, kimi Dead Kennedys tişörtlü, kimi Bush kimi Deftones’tan bahseden insanları imrenerek izliyorum. Otobüs kalkıyor, discman ve walkman’lerden ufak ufak müzik yükselmeye başlıyor. Yolculuktan kısa süre önce trafik kazasında kolunu kıran babamın alçılı omzunda uyumaya çalışıyorum.

Selanik’e varıyoruz, hayatımda öyle sıcak görmemişim. Nefes alınmıyor. Bir gün dışarıda gezinerek geçiyor. Ertesi gün öğleden sonra mekanın kapısına yığılıyoruz otobüslerle. Bir süre sonra açılıyor kapılar, içerideyiz. İki tepe arasında, kayaların arasına oyulmuş gibi bir yer. Bira 600 drahmi. Sadece müzik konuşuluyor. Babam amfitiyatronun en arkasına gidip oturuyor. Türk kafilesiyle en öndeyiz. Clinic’i izliyoruz. Hava kararıyor. Radiohead sahneye çıkıyor. Şimdi bile söylemek heyecan verici. Radiohead sahneye çıkıyor ve en öndeyiz. İtiş-kakış yok. Video çeken cep telefonu yok, patlayan flaş yok. Sadece müzik ve mutluluktan çarpılmış biz varız. OK Computer, The Bends, Pablo Honey şarkıları akıp gidiyor. Arada çok acayip yeni şarkılar dinliyoruz, duydukça birbirimizi dürtüyoruz, bunlar Kid A’de olacak. Işıklar yanıyor sönüyor, Thom Yorke önümüzdeki kolonun üzerine oturup şarkı söylüyor. Nasıl anlatayım ki, hayatımın en mühim anlarından birini yaşıyorum. Jonny Greenwood bir yandan gitar çalarken bir yandan da gitarın klavyesiye, klavyenin tuşlarına basıyor. Yerde oynadığı alıcıyla bir yunan radyosunun sesini katıyor şarkılara.

Işıklar yanıyor sönüyor, dakikalar geçiyor. Gidiyorlar, geri geliyorlar. Işıklar sapsarı. Lucky’yi çalıyorlar kapanış şarkısı olarak. Biz hayalleri gerçekleşmekte olan bir sürü insan, nasıl bağırarak eşlik ediyoruz. Hatırladıkça hala tüylerim diken diken oluyor. “We are standing on the edge” derken öyle içteniz, öyle ciddiyiz. Galiba hala en sevdiğim o. Gözlerim dolmadan dinleyemiyorum.

Şimdi bakıyorum yeni albüm çıkmış. Bakıyorum yeni video. Bakıyorum Thom dans ediyor. Bildiğimiz Thom yani. Ne olay oluyor adamın dansı. Komik bulunuyor. Salak bulunuyor. Aptalca bulunuyor. Diyorum ki keşke herkes bir kerecik kendini müziğe bırakıp içinden geldiği gibi hareket edebilse. Tüm dünyanın gözü önünde de değil hani, 50 kişilik bar konserlerinde en azından. Ian Curtis gibi, Iggy Pop gibi, Patti Smith gibi, Kurt Cobain gibi, Eddie Vedder gibi, Robert Del Naja gibi, Thom Yorke gibi… Çünkü müzik insana bunu yaptırır. Müzik insana elini kolunu saçma sapan oynattırır, insanı yerinde zıplattırır, kafasını amfilere gömdürür, gitar kırdırır, sahneden insanların üzerine atlatır, ağlatır. Müzik barda birileriyle kesişirken fonda çalan şeyden ibaret değil. Müzik her gün çerez gibi tüketilen mp3’lerden ibaret değil. Müzik imajınızın bir parçasından ibaret değil. Müzik seni omzundan tutup sarsabilir, kucağına alıp sarabilir, seni dövebilir, ağzına sıçabilir, bunu yapacak güce sahip. Müziği, onu dinlerken nasıl göründüğünüzden daha çok önemsiyor olsaydınız söylediklerimin sizin için bir anlamı olabilirdi.

  1. sofuckindielicious reblogged this from manyetikbant
  2. ebullaklaka reblogged this from cadizz
  3. lukebenseninbabanim reblogged this from sibidikkokarca
  4. gurcanozturk reblogged this from sibidikkokarca
  5. sibidikkokarca reblogged this from jokerbenim
  6. sisshhtuyuyoo reblogged this from jokerbenim
  7. relatingtolove reblogged this from manyetikbant
  8. lattedegilyitte reblogged this from invaderbig
  9. invaderbig reblogged this from sexandtheteenagemind
  10. protegoomaxima reblogged this from parallellifemusic
  11. evetgenellikle reblogged this from lifeallmine
  12. imafraidofeveryone reblogged this from manyetikbant