
Dün gece rüyalarımda sabaha kadar zombilerle uğraştım. Zombi dediysem, ölüp dirilmiş olanlarından değil. Daha ziyade 28 Gün Sonra tarzı, bir tür virüsle enfekte olmuş insanlar. Görünüşleri de yukarıdaki kadar kanlı değil. Patlak ve boş bakan gözleri, göz altı morlukları ve beyaz suratları var. İnleyerek öne uzattıkları elleriyle insan yakalama eğilimi standart fakat yakalayınca ne yaptıklarıyla ilgili bir bilgi yok zihnimde. Sadece yakalanmamak gerektiğinin bilinci var. Dolayısıyla kaçıyorum sağa sola. Fakat ordan burdan çıkıyor hayvanlar. Fiziksel açıdan zayıflar, birine yumruk öbürüne tepik ata ata deviriyorum. Birkaç kere uyanıyorum, resmen yorulmuşum zombi dövmekten. Yeniden daldığımda yine aynı mekanlar, aynı zombiler. Bitmiyor bilinçaltımdaki zombi istilası. İlerleyen aşamalarda hükümetin olaya tuhaf şekilde dahil olduğunu seziyorum. Yer altında bir yerde zombilere karşı etkili bir madde satılıyor, süt gibi bir şey. Ama yasadışı. Bu arada bir de Kadıköy minibüsüne biniyorum (of). Beynim deli gibi çözümler üretmeye çalışırken yine uyanıyorum, sabah olmuş. The Walking Dead’i falan da izlemiyorum ama, hayırlısı.
