Geçen perşembe Müge’yle Arka Oda’da çaldık, aylardır barda çalmamıştım. Hem sevdiğim şarkıları sevdiğim mekanda dinlemeyi, hem de arkadaşlarıyla muhabbet eden insanların müziğe kulak kabartıp ritim tuttuklarını görmeyi özlemişim. Kabinde iki kişi olmak da çok eğlenceliymiş, hele bir dönem birlikte de yaşadığın yakın bir arkadaşınsa yanındaki.
DJ’lik yaparken çeşit çeşit insanla karşılaşıyorsun tabii ama belli tipler var ki yıllar içinde hiç değişmiyor. Nerede, saat kaçta, ne çalıyor olursan ol onlarla karşılaşacağını biliyorsun. Müsaadenizle kendilerini birkaç maddede anmak isterim.

1. Tuvaleti soranlar. DJ kabini danışma masasını andırıyor olacak ki her gece 5-10 kişi tuvaletin yerini sorar. Gülümseyerek bana yaklaşan birini gördüğümde artık refleks olarak tuvaletin yerini gösteriyorum. Gösterdiğim tarafta kapıyı bulamayıp barmene sormak zorunda kalırsa, yerine dönerken sanki yanlış bilgi vermişim gibi kınayarak bakan da oluyor. Ne yapayım güzel kardeşim, tuvaletin kapısına kadar bırakayım mı?
2. Hesap ödemek isteyenler. Bu başıma ilk defa geldi. Cüzdandan parayı çıkarıp “Borcumuz ne kadardı” diye soran ablaya “Bi ellilik atıver” demediğim için pişmanım, evet. Ona da kasanın yerini gösterdik. Bu noktada kendimizi barın muhtarı gibi hissediyoruz.
3. “x çalar mısın?”cılar. Bu soruya cevap, x’in ne olduğuna göre değişiyor. Setin gidişatını bozmayacak bir şeyse genelde çalıyorum. Asıl risk, isteği çalınan kişinin 2 şarkıda bir yeni bir istekle gelip insanı pişman etmesi. Çalmadığım zamansa çoğunlukla yüzlerinde “Ayy, senin çalacağın şarkıya kaldıydım ben de, uyuz” ifadesiyle ayrılıyorlar kabinin önünden. “Hareketli bi şeyler yok mu”cuları da bu kategoride değerlendirebiliriz. Hareket için yoğun istek olduğunda Dead Kennedys falan çalıyorum, bayağı hareketleniyor ortam. Bir de çalınan türle tamamen alakasız şeyler isteyenler var. Britpop/indie ağırlıklı çaldığım bir gecede aniden, umarsızca Suicidal Tendencies isteyen arkadaşı sonsuza dek kalbimde taşıyacağım.
4. Kız arkadaşına Supergirl hediye etmek isteyen çocuk. Bakın buna isyanım büyük. Ne zaman biri yüzünde meleksi bir ifadeyle gelip “Bugün kız arkadaşımın doğum günü, ona Reamonn’dan Supergirl çalar mısınız?” diye sorsa tansiyonum düşüyor, hücrelerimin çürüdüğünü hissediyorum. Kısmen Supergirl’e tahammül edemediğim için, kısmen hareketin klişeliğinden ötürü. Tarihten çoktan silinmiş olması gereken bir şarkının 10 yıl sonra hala karşıma çıkmasına çok üzülüyorum. Bu çiftlere Nine Inch Nails’ten Closer’ı hediye ediyorum. Öpüyorum.
5. Sarhoş arkadaş. İşte en sıkıntı verici hadise. Çok sarhoş olan, terslemek de istemediğiniz arkadaşınızın “Çok boktan çalıyon yeaa”dan “Buna bassam n’olur ki eheuehe”ye uzanan bir yelpazedeki öngörülemez davranışlarını sineye çekmek. İki şarkı arasında yoğun geyikle bayıltabilirseniz kendi kendilerine etkisiz hale gelebiliyorlar, yoksa kaş göz işaretiyle anlayışlı başka bir arkadaşa transfer etmek gerekiyor.
6. “Şunu da alta koyuverelim”ciler. DJ kabinini bir vestiyer, bir depo, bir saklama ünitesi olarak gören tanıdık-tanımadık herkes, ya çantasını, ya montunu, ya da poşetini kabine koymak isteyecektir. Buna telefonunu, laptopunu şarj etmeye çalışanlar da eklenecek, ortam bir arkadaş evi antresine dönüşecek, ilerleyen saatlerde onun çantası bunun montuna karışacak, kaos yaşanacaktır.
7. CD çantasını bırgalayanlar. Tanımadığım insanlar gelip “Aaææ neler varmış” diye CD’lere göz atmaya çalışınca, nasıl diyeyim, yağmurda Levent trafiğinde kısa mesafe yolcusu almış taksi şoförü gibi oluyorum. Bunun için ilerleyen haftalarda yanımda sineklik bulunduracağım.
Bahsettiğim bu nadide insanların yanında bir de şarkıyı beğenip grubun ismini not alan, tavsiye veren, ufuk açanlar var ki onların yanında bal nedir, şeker nedir? Esasında hepsini seviyorum, hepsi eğlenceli insanlar. Tuvaleti soran da, ısrarla istek yapan da. CD bızıklayanlar hariç, sizi sevmiyorum.
* Fotoğraf: Bilge Can Gürer (sen istediğin kadar elleyebilirsin CD’leri, sana serbest).
-
saatsekiz liked this
-
idalp liked this
-
limonatabebek liked this
-
vodvil liked this
-
uzakhikaye liked this
-
sametcicek liked this
-
impinkygirl liked this
-
gayedemirbas liked this
-
solidao liked this
-
leaveleftleft liked this
-
pelinkilic liked this
-
balloonmaker liked this
-
aymansanliturk liked this
-
arabayikamaliksarki liked this
-
feyyaz liked this
-
aporetik liked this
-
zurafalarbulutyer liked this
-
dredged liked this
-
ciziyombenya liked this
-
slowtumb liked this
-
grisalyangoz liked this
-
manyetikbant posted this
Follow @manyetikbant
Bloglovin'
Kontak: manyetikbant@gmail.com
Manyetik Bant, Pazar 21:00'de
94.9 Açık Radyo'da.
Kayıtları Mixcloud üzerinden dinleyebilirsiniz.
OKUMAKTAN KENDİMİ ALAMIYORUM
▶ 13 melek
▶ alçak basınç
▶ bicycledition
▶ café de pass
▶ çekme kaset
▶ deuss ex machina
▶ duvara bakıyorum
▶ indie istanbul
▶ küçük tansiyon
▶ limbo pillow
▶ musicalife
▶ musicincolors
▶ organize sesler
▶ puht!
▶ the crustacean
▶ tıkabasa müzik
▶ unblugged
▶ zülal kalkandelen