Manyetik Bant

Scroll to Info & Navigation

Yukarıda gördüğünüz, hayatımın en tuhaf dakikalarından birkaçı. İstanbul - Atina arası 20 küsür saatlik otobüs yolculuğunun ardından dinlenmeden konsere gitmişiz. Kapıda saatlerce beklemişiz. İçeri ilk girenlerden olup sahne önü demirlerine yapışmışız. Tam Mike McCready’nin önündeyiz. Tarif edemeyeceğim kadar yorgun ve heyecanlıyım. Işıklar kararır, Master/Slave duyulur. Adamlarımız sahnedeki yerlerini alır ve ışıkların açılmasıyla Go’ya delice bir giriş yaparlar. Pearl Jam’in 2006 Avrupa turnesinin son konseri, Atina’ya ise ilk gelişleri. Hiçbir konserde yaşamadığım bir hengame içinde bulurum kendimi. İki dakika içinde tepeden tırnağa sırılsıklam tere bulanırım. Neler olduğunu idrak edemeden Go biter, Animal başlar. İtiş kakış, arkadan çekmeler, çarpmalar şiddetlenir. Adrenalin artarken kafamdaki düşünce: “Ne olur şimdi Spin The Black Circle çalmasınlar. Kesin ölürüz!” Neyse ki Life Wasted üçüncü şarkı olur. Ve ben sahne önünde başladığım bir konseri 2 küsür saat sonunda en arkalarda, vücudumun dayanma sınırında ve efsane bir bel ağrısıyla bitiririm.