Manyetik Bant

Scroll to Info & Navigation

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Nirvana - Come As You Are (Nevermind, 1991)

Nirvana’yla ilgili bir şey yazarken çok heyecanlanıyorum çünkü başkaları da bu müziği hala benim hissettiğim kadar güçlü hissediyor mu bilmiyorum. Daha önce bahsetmiştim, Nirvana benim için her şeyi başlatan grup. Evde çocukluğumdan beri dinlediğim müzikten öteye geçen bir yol ayrımı, tek başıma yolculuk etmem için elime tutuşturulmuş bir bilet. Hayatımda aşık olduğumda da, mide hastalıklarıyla boğuştuğumda da, mutlu olduğumda da dinlemeyi bırakmadığım çok az sayıda gruptan biri. Bana söyledikleri yıllar içinde azalmak bir yana, daha da anlam kazandı. Serve The Servants’ı dinlerken hala gecelerce uyutmayan büyüme ağrılarımı hatırlıyorum, Pennyroyal Tea’nin sözleriniyse mide özsuyumla tanıştığım dönemde daha iyi kavradım. Kronik kansız bir insan olarak o şarkıyı nasıl sevmeyebilirdim ki zaten? Yanlış anlaşılmasın, söyledikleri yaşadıklarıma bu kadar denk düşmezken aşık olmuştum müziklerine. Önce müzik geldi, sonra hayatım güzergahını bu şarkılara paralel çizmeye karar vererek bir bakıma müzik zevkimi onayladı. 

90’ların ikinci yarısında Uzelli Müzik’ten edindiğim Nevermind bugün tam 20 yaşına bastı. Ben hep saçlarımı en çok pembe sevdim, Nirvana dinleyen adamlara aşık oldum, çığlıklara kulaklarımı açık tuttum, içimde soğuk ve ıslak bir iklim yaşattım. O kadar çok şey değişti ve içimde bir yerler o kadar aynı kaldı ki, 13 yaşındaki halim şimdiki halimi görse hiç yabancılık çekmezdi. Hala avize gördüğüm zaman deli gibi sallanmak istiyorum.

  1. aylinnates reblogged this from manyetikbant
  2. pavlovsson reblogged this from manyetikbant
  3. manyetikbant posted this