MENÜ

Moon Duo: Albümler O Dönemki Hayatlarımızın Fotoğrafları Gibi

Moon Duo

San Francisco çıkışlı Moon Duo, Wooden Shjips’ten Ripley Johnson ile görsel sanatçı ve müzisyen Sanae Yamada’nın projesi. İkili, 2017’de yayımladığı albümler Occult Architecture Vol. 1 ve Vol. 2 ile müziklerinde yin ve yang, karanlık ve aydınlık temalarının peşinden gitti. Geniş gitar katmanları, bozulmuş vokaller, statik beat’ler ve elektronik seslerle yarattıkları psychedelic evreni, 7 Şubat Çarşamba akşamı Zorlu PSM Studio’da ziyaret edeceğiz. Bekleyişi biraz daha katlanılır kılmak için, Ripley Johnson’la Moon Duo’nun müziğindeki ikilik, albüm süreci ve müziğin görselle birleşmesi üzerine konuştuk.

Öncelikle, Moon Duo’nun duyduğum en iyi grup isimlerinden biri olduğunu söylemek istiyorum. Müziğin yazılması, kaydedilmesi, yayımlanması ve sahnede çalınması gibi aşamalarını düşündüğümüzde, bu aşamalardan hangisi size daha yakın geliyor? En keyifli ve en zorlayıcı olanı hangisi?

Kesinlikle yazmak ve kaydetmek. Benim için en yaratıcı ve anlamlı olan aşama bu, kafamdaki sesleri bir albüme aktarmaya çalışmak. Aynı zamanda birçok açıdan en zoru da bu çünkü tam olarak istediğiniz şeyi başarmak bir bakıma imkansız. Bu süreç boyunca ekipmanın, çalımın ya da miksin sınırlarına göre hareket edip yaratıcı çözümler bulmak zorundasınız. Diğer yandan, dikkatin benim üstümde olmasını sevmiyorum, bu yüzden canlı çalmak ayrı bir zorluk.

Şarkılarınızda incelikle işlenen ritimler ve melodiler, distortion ve fuzz efektleri, müziğe ustalıkla eklemlenmiş delay’ler ayrı bir sonik yaşam alanı yaratıyor. Müziğin bu şekilde insanı başka bir yere götürebilmesi bana çok etkileyici geliyor. Bu anlamda, lirikler, vokalin müzikte oturduğu yer, şarkıların statik ritmik omurgasını oluşturan synth ve gitar melodileri, müziğin içinde yüzen elektronik sesler Moon Duo’nun müziğini benzersiz kılıyor. Yeni albümlerinizdeki “okült” ve “yin-yang” temalarıyla ilgili çok soru aldığınızı tahmin ediyorum ama yine de, şarkılarınızdaki karanlık-aydınlık ve eril-dişil ikiliğinden, müziğinizin bu ikilik, gizem ve manevilikle ilişkisinden bahsedebilir misiniz?

İkilik hayatın her alanında var, dolayısıyla üzerinde çalışmak için iyi bir tema. Grup için en belirgin olan, Sanae’nin yaratıcı gücü ile benimkinin dengesi. Bu hep üzerinde çalıştığımız ve ilham aldığımız bir şey. Bu albüm özelinde, niyetimiz aslında “karanlık” bir albüm yapmaktı ama elimizde bu temaya uymayan fazla malzeme birikti. Sanırım buradan alınacak ders, her zaman başka bir taraf daha olduğu. Biz de ikinci bir albüm yaparak bunun altını çizmek istedik. Aslında hep bu karanlık/aydınlık, gürültülü/yumuşak, ayakları yere basan/aklı havada ikilikleriyle oynuyoruz.

Müziğinizde hem hüzün hem de neşeyi hissediyorum. Hem yerinde duramayan bir yanı hem de melankolik bir doğası var. Ağlayarak dans etmek ya da sevdiğiniz birine veda ederken gülümsemek gibi. Şüphesiz, müziğiniz sayısız insan için sayısız şey ifade ediyor. Son albümlerinizin sizin hayatınızda ilişkili olduğu belirli anlar, yerler ve hisler var mı?

Her albüm, yaratıldığı ana sıkı sıkıya bağlı, bu da bence onu sanatçı için çok daha özel kılıyor. Hızlı çalışmaya önem vermemin sebebi de bu. Eğer uzun süre beklersek, bir albüm üzerinde çok uzun süre çalışırsak müziğin duygusal özüyle bağlantımı yitirebilirim. Albümler şarkıları yazdığımız andan kayıt ve miks aşamasına, o birkaç ay içindeki hayatlarımızın fotoğrafı gibi. Albüm yayımlandığında genellikle o noktadan çoktan uzaklaşmış oluyoruz.

Moon Duo’nun şarkılarında ses ve söz açısından sürekli yeni ifade yolları arandığını düşünüyorum. Müziğiniz, oldukça geniş bir ses paletine dokunuyor. Neredeyse on yıldır müzik yapan bir grup olarak, psychedelic müzik ve bağlantılı türlere karşı giderek artan ilginin, müziğe yaklaşımınıza ya da hayatınıza etki ettiğini düşünüyor musunuz?

Sadece röportajlara etki ediyor! Hep yeni veya daha iyi aktarım yolları arıyoruz. Bunlar bazen sadece teknik yöntemler oluyor, bazen çalma biçimimize yansıyor. Bol bol doğaçlama müzik dinliyoruz ve kendimiz de çok doğaçlama yapıyoruz. Bu süreçte sürekli doğru sesleri arıyoruz.

Kariyerinizde geldiğiniz noktada, müzik yapmaya ve çalmaya olan yaklaşımınız değişti mi?

Teknoloji biraz değişti ama genel yaklaşımımız aynı. Şarkının iskelet formuyla başlıyoruz ve üzerine ekleyerek ilerliyoruz. Çalma biçimimiz değişti, enstrümanlar ve ekipman değişti ama çoğu şey aynı.

Moon Duo Posterler

İster Animal’daki gibi iyi kotarılmış basit bir fikirden yola çıksın, ister Lost in Light’taki gibi psychedelic imgeler içersin, videolarınızda oldukça güçlü atmosferler yaratıyorsunuz. Albüm kapakları ve konser afişleriniz de harika görsel işler. Müziğinizin görsellikle birleşmesi nasıl oluyor?

Sevdiğimiz ve uyumlu olduğumuzu düşündüğümüz sanatçılarla çalışmaya gayret ediyoruz. Gözümüzü yeni sanatçılar için hep açık tutuyoruz. Albüm için doğru kapağı yaratmak genellikle büyük bir mücadele oluyor, bunun son derece önemli olduğunu düşünüyorum. T-shirtler ve posterler daha çılgın, daha serbest işler olabiliyor. Sanae Moon Duo, Wooden Shjips ve başka projeler için video projeksiyonlar başta olmak üzere birçok görsel iş yapıyor. Canlı performansın görselliğiyle o ilgileniyor.

Türkiye’deki ilk konseriniz küçük ve samimi bir mekan olan Arkaoda’daydı. Şimdi çok daha büyük bir mekan olan Zorlu PSM Studio’da çalıyorsunuz. Müziğinizi küçük ve büyük sahnelerde paylaşmak arasında sizin açınızdan nasıl bir fark var?

İkisinin de artıları ve eksileri var. Küçük mekanların daha samimi olma eğilimi var ve gerçekten vahşi bir enerjileri olabiliyor. Büyük mekanlarda ise ses ve görsellik daha iyi ama izleyiciyle teması biraz kaybediyorsunuz.

Moon Duo'dan tavsiyeler

Eğer cebinizde hep taşıyacağınız bilgece bir söz olsaydı, bu ne olurdu? Hayatınızda bu söze ihtiyaç duyduğunuz bir durum oldu mu?

Aklıma ilk gelen Bill ve Ted’in Maceraları’ndan bir alıntı, “Birbirinize mükemmel davranın”. Oldukça saçma ama aynı zamanda iyi bir fikir. Bugünlerde insanların fazla düşmanca davrandığını, ayrışma ve farklılıklara odaklandığını düşünüyorum. Bu çok kötü.

Son zamanlarda sizi etkileyen bir albüm, kitap ya da film tavsiye edebilir misiniz?

Şu anda yakın zaman önce hayatını kaybeden Ursula K. LeGuin’den Karanlığın Sol Eli’ni okuyorum. Harika bir kitap. Circuit Des Yeux’nün yeni albümü Reaching For Indigo da müthiş.

No Comments

Leave a Reply