MENÜ

Miller Music Tour / Gün II (New York-Miami)

Kalk kalk kalk. New York’tasın ve zamanın çok az. Öğleden sonra Miami’ye giden bir uçakta olacaksın, o zamana kadar gezebildiğin kadar gez. Aç mısın? Büyük Amerikan kahvaltısıyla tanış! Bagel, çikolatalı ve marmelatlı ekmekler, domuz pastırması, yumurta, biraz daha yağlı hamur işi, biraz daha şeker, biraz daha yumurta. Sonra azıcık şeker daha.

image

İnsülin kanımda, ben New York sokaklarında koşar iken kendimi Times Square’de buldum. Dev reklam panolarından mürekkep bir renkli evren. Alışverişi kafamdan çıkarıp kırmızı merdivenlere oturdum. Tavşan deliğinin dibi burası olabilir. Her şey hipnotize edici. Herkes turist sanki. Gözlerimi yorucu binalardan ve reklam kakofonisinden alıp yere çevirdiğimde tanıdık gagalarla selamlaşıyorum, güvercinler gerçekliğin temsilcisi olarak aynı istikrarla zemini didikliyor. Yaklaşık 1 saat etrafa bakıp, sokaklarda keyfekeder dolaşarak fotoğraf çektikten sonra otele dönüp servislere biniyoruz. İstikamet havaalanı. İstikamet Miller uçağı. İstikamet Miami.

image

image

image

image

“Yaşasın, kapıda yemek var” diye yeniden keke çöreğe saldırırken sürprizin sadece abur cubur olmadığını görüyorum. Kapıda parti var dostlar! Kapıda DJ var, performans sanatçıları var, akşamdan kalmalığa aldırmadan coşuyor insanlar. Turun resmi şarkısı kabul edebileceğimiz Empire State Of Mind herkesi yerinden kaldırıyor, uyuyanları uyandırıyor. Şöyle bir silkelenip, kapıdan Miller’larımızı alıp giriyoruz uçağa. Turda gece dans edilip gündüz uçakta uyunuyor, öyle bir gelenek var. Her şehre inmeden önce fortune cookie’ler dağıtılıyor ve iki talihli “rockstar” seçiliyor. Fiyakalı bornozlarını giyip havaalanından otele limuzinle gidiyor ve otelde kral dairesinde kalıyor rockstar’larımız.

image

image

image

image

Miami ince bir pusun altında uzanıyor. Kanallarla bölünmüş, havuzlarla bezenmiş bir sayfiye yeri. Gökdelenli bir yazlık site. Uçaktan inip pistte toplu fotoğraf çektirdikten sonra otobüslerle havaalanına girmeden doğrudan otele gidiyoruz. Miami polis eskortu eşliğinde. Bu arada pistte 50 derece sıcakta siyah tişörtlerle nasıl dans etti o çocuklar, hala aklım almıyor. Otelimiz Frank Sinatra, The Beatles, Elvis gibi isimlerin kalıp konser verdiği Fontainebleau Miami Beach.

image

image

image

Akşam yemeğine yetişilecek, vakit çok dar ama olsun. Eşyalarımı bile almadan koşuyorum plaja, ne havlum var ne bir şey. Atlantik’le kucaklaşıp çimmeye koyuluyorum. Zira dalgalardan yüzmek mümkün olmuyor. Ben diyeyim yarım saat, siz deyin 40 dakika kalıyorum suda. Okyanusu bulmuşum, son dakikaya kadar çıkmam. Su sıcak ve açıklarda yer yer köpekbalıklı (öyle diyorlar). Hatta yavrular kıyıya kadar geliyormuş ama zararsızlarmış. “Dipten kum çıkaralım, ehe ehe” derken bir yandan da tırsıyorum.

image

Akşam yemeği kumuna hayran kaldığım Nikki Beach‘te. Yemeği falan bırakıp kendimi kuma gömesim geliyor. Boş kumsal öyle huzurlu ki. Girişte bizi Miller’ın kumdan kalesi karşılıyor. Plajda dolaşıp bembeyaz kuma basıyoruz, şimdi bavulumu silkelesem belki hala Nikki Beach’in kumu çıkar. Kum da kum. Kum çok güzeldi yahu.

image

image

image

image

Sıcaklık ve nem yüksek, nefes almak zor. Masalara yayılmış sohbet ederken Panamalı bir kadının çığlığıyla irkiliyoruz. Telaşa mahal yok, sevgilisi evlenme teklif etmiş. Yelpazeye devam. Sonraki durak LIV Nightclub. Miami’nin en iyisi, dünyanın sayılı kulüplerindenmiş. Kaptanımız DJ Ruckus, Lenny Kravitz’in kuzeniymiş. Neredeymiş peki burası? Bizim otelin altında. Otele döndüğümüzde upuzun bir kuyruk. Şık şıkırdım giyinmiş kızlar-erkekler, içeri girmek için sabırsızlar. Sanki İstanbul’daki bütün üniversitelerin mezuniyet balosu var içeride, öyle bir atmosfer. Elimizi kolumuzu ve VIP kartlarımızı sallayarak giriyoruz kulübe. “Wow” diyenler “ooh” diyenlere karışıyor. Bense “abi şu klimaları kıssak, donduk ya” diyorum.

image

image

Gece ilerler, kulüp yavaştan dolar ve dans figürleri karmaşıklaşırken lüks diskodan odaya kaçıyorum. Yaşasın pofuduk yatak. Ertesi sabah Destination X olarak anılan 3. şehrin neresi olduğunu öğreneceğiz. İyi geceler Miami.

Gün I (New York)
Gün III (Miami-Chicago)
Gün IV (Chicago)
Gün V (New York)

No Comments

Leave a Reply