MENÜ

Dört Tarafı Müzikle Çevrili: Bozcaada Caz Festivali

Bozcaada Caz Festivali, 2018

Konser takip etme yaşı 2000’lerin başına denk gelen nesil için yaz, uzun süre festival anlamına geldi. H2000, One Love, Rock’n Coke, Masstival, Chill-Out, Freshtival gibi festivallerin sahnelerinde hayran olduğumuz müzisyenleri izledik ve yenileriyle tanıştık. Her sene festivallere kimlerin geleceği spekülasyonu, kış aylarından yapılmaya başlandı. Beklentiler yükseldi, isimler büyüdü. Sonrası malum; siyasi ve ekonomik nedenlerle festivallerle vedalaşmaya başladık. Elimizde kalan bir avuç sanat etkinliğine sahip çıkıp ülkenin çölleşen kültürel ortamında nefes almaya çalıştıkça bu defa terör saldırılarıyla darmadağın olduk. Giderek daha müdahaleci olan muhafazakar kültür, Türk lirasının müthiş değer kaybı da soruna tuz biber ekti. Sonuçta her festival yazısında, buraya nereden geldiğimizi hatırlatma ihtiyacı duyar oldum.

Bu yıl ikinci defa Bozcaada’nın Ayazma Manastırı’nı mesken tutan Bozcaada Caz Festivali’ne gitmeden önce röportaj yaptığım Çağrı Sertel, festival kitlesinin ne kadar müziğe odaklı olduğundan ve organizasyonun kusursuzluğundan bahsetmişti. Haklı olduğunu yerinde yaşayarak gördüm. (Festival öncesi röportajları buradan okuyabilirsiniz.)

Bozcaada Caz Festivali, Gün Batımı
Bozcaada Faz Festivali, Gece

Bozcaada Caz Festivali, ilk gününde sahne alan Ceylan Ertem’in dediği gibi, bu ülkede yıllardır caza mesai veren müzisyenlerin festivali. Üç gün boyunca farklı projelerle sahne alan Alp Ersönmez, Çağrı Sertel, Ediz Hafızoğlu, Engin Recepoğulları, Volkan Öktem, Mehmet İkiz, Cenk Erdoğan, Korhan Futacı, Volkan Hürsever, Sarp Maden, Ercüment Orkut gibi isimlerin bir kısmı, yıl boyu tanınmış pop sanatçılarıyla çalıyor. Bozcaada’da ise kendi üretimlerini paylaşıyorlar. Kalabalığa bakılırsa dinleyicilerini de buluyorlar. Ada, festivali iyiden iyiye kucaklamış. Tüm konserler dolu geçiyor. Çoğu festivalde olduğu gibi belirli bir yaş grubunun ezici çoğunluğu da yok üstelik. Üç kuşağı bir arada görmek mümkün. Çimen görünce oturmaya alışmış seyircinin enerjisi bazen yenilenmeye ihtiyaç duysa da, festival alanına adım attığımda kendimi mutlu hissediyorum. 

Bozcaada Caz Festivali

Bozcaada Renkler

İstanbul’un en ufak gündelik uğraşta bile mücadele ve stres barındıran rutininden sonra Bozcaada’da olmak, sürekli kaynayan bir kazan gibi olan kafamın içini sakinleştiriyor. Lahza ve Alp Ersönmez “Cereyanlı” feat. Erik Truffaz müthiş çalıyor. Yarımdünya Klarnet Trio seyirciyi genlerdeki dans kodundan vuruyor. Denizden sonra bir de Bozcaada Ensemble’ın dalgalarına kapılıyoruz. FOURinthePOCKET ise alanda kimsenin oturmasına müsaade etmiyor. Festivalin son günü dönmem gerektiği için özellikle merak ettiğim Deniz Mahir Kartal feat. Sarp Maden ve Korhan Futacı “Pavli Experiment” konserlerini kaçırıyorum.

Bozcaada Rüzgar Gülleri
Bozcaada'da Huzur

Festivalin programı bu yıl yan etkinliklerle zenginleştirilmiş. Programda yoga, soundpainting atölyesi, doğaçlama hareket atölyesi, vücut farkındalığı atölyesi, sabah yürüyüşü gibi etkinliklerin yanı sıra “Değişen Eğlence Endüstrisi” başlıklı bir oturum, Oğul Türkkan ile Kendine Has Lezzetler ve Levon Bağış ile Ada Tadımları yer alıyordu. Her gün adanın farklı noktalarında gerçekleşen pop-up konserler sayesinde gün batımını izlerken de, çınarların altında dinlenirken de kulağımızda müzik vardı. 

Bozcaada Gün Batımı

İki yılda Geyikli-Bozcaada feribot seferlerini yetersiz bırakacak bir kitle edinmeyi başaran festival, umarım önümüzdeki yıllarda samimiyet hissini koruyarak programını çeşitlendirmeye devam eder; sahnesinde daha nice müzisyeni ağırlar.

No Comments

Leave a Reply