MENÜ

Defter #7

Defter #7

Çok yoğunuz. Haftalardır çantamızda taşıdığımız kitabı bitiremeyecek, çiçeklerimizin yapraklarını silemeyecek, çıplak ayakla toprağa basamayacak, ne zamandır kendimiz için yapmayı istediklerimizi gerçekleştiremeyecek kadar yoğunuz. Yapamadıklarımızın birikintisi zihnimizin mağaralarını tıkarken, arada bir içtiğimiz juice’ların yarattığı kendine bakıyor olma duygusuna tutunup “İyiyim,” diyoruz. İyiyim, hallediyorum, idare ediyorum, bak bütün duvarlar hala yerinde duruyor. Modemin ışıkları yanıyor, camlar rüzgarı geçirmiyor, halı odaya karakter kattı, çamaşırlarımı yüksek ısıda yıkadım, tertemiz oldular. Kitaplığımda arkalara sakladığım birkaç kişisel gelişim kitabı var ama olsun, zaten inanmayarak okumuştum. Eğlenmek için.

Koşturmayı bırakarak, bazen uzun süre bir şey yapmadan durarak biraz vakit geçirdim. Durmanın suçluluk duygusu verdiği bir çağda anksiyeteden uzak kalmak çok zor. Sigara tiryakisinin el alışkanlığı gibi, elim sürekli telefona gidiyor. Parmaklarım Instagram feed’imi kaydırmadan geçirdiği her dakika biraz daha huzursuzlanıyor. Yalnız ve dışarlıklı hissetmektense çoğu zaman yüzeyin altına inemeyen gündelik ilişkiler ve yoğunluklar içinde kalmak tercih edilir oluyor.

Osho, Ma Anand SheelaAydınlanma, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi

Birinin sana durmanın değerli bir şey olduğunu, hareketsizliğin seni kendine yaklaştırabileceğini söylemesi ne kadar rahatlatıcı. İçinde olduğuna inandırıldığın uyku halinden uyanmak için iradeni birine teslim etmek ne büyük ferahlık. Netflix’in yeni belgeseli Wild Wild Country, Osho adıyla tanınan guru Bhagwan Shree Rajneesh’in etrafında oluşan hareketin, 80’lerin başında Oregon’da kurdukları yerleşimle birlikte uzun bir suç listesine bulaşmasını anlatıyor. Yolu yoga ve meditasyonla kesişen herkesin mutlaka aşina olduğu Osho’nun kitapları hala çok okunuyor, öğretisi hala kitleler tarafından benimseniyor ama muhtemelen çoğu kişi, bu topluluğun koca bir kasabayı zehirlemekten yasadışı dinlemeler ve cinayete teşebbüse uzanan marifetlerini yeni öğrenecek. İnsan, birçok açıdan kusurlu ve zayıf bir varlık. Hiçbir guru, lider, şeyh veya usta kendi DNA’sından üstün değil. Görüş netliğinin yittiği yerde, tam da böyle guruların uyanış diye nitelediği topraklarda uyuşma ve gerçekten uzaklaşma başlıyor. İnsanların sokaklarda yoksulluk içinde yaşadığı bir Hint şehrinde gurularını ziyaret eden batılıların bolluk ve bereketten bahsettiğini görmek düşündürücü. Osho’nun sekreteri ve sağ kolu Ma Anand Sheela başta olmak üzere dönemin önemli figürleriyle yapılan röportajlarla ilerleyen belgeseli çok beğendim. Sahip olduğum ve okurken sinirlenip yarım bıraktığım tek Osho kitabına başka bir gözle bakar oldum.

Liam Gallagher’a soru sormak

Asabi mizacıyla bilinen Liam Gallagher’la röportaja oturmak stresli bir iştir diye tahmin ediyorum. Nasıl olduğunu önümüzdeki aylarda bu şansı bulacak arkadaşlarımızdan öğrenebiliriz çünkü kendisi 14 Ağustos’ta Küçükçiftlik Park’ta olacak. Noisey’nin aşağıdaki nefis videosunda Liam Gallagher’ı sorguya çeken çocuklar ne Noel Gallagher, ne Manchester City ne de öfke kontrolü konusunda dillerini tutmuşlar. Çocuk olmak insana böyle bir özgürlük sağlıyor. Bir de iyice yaşlanınca ağzımıza geleni söyleme hakkımız oluyor sanırım. Aradaki yıllar biraz sıkıntılı.

Uzay tabağı

Sadi Tekin, First Bean to SpaceNew York’ta yaşayan illüstratör Sadi Tekin‘in işlerini çok seviyorum. Monsters of New York projesini, kedi illüstrasyonlarını, peçetelere yaptığı çizimleri günü gününe takip ediyorum. Tekin, uzay temalı porselen tabak tasarımlarını Kütahya porseleninden istediği kalitede üretebilmek için Kickstarter’da “First Bean to Space” başlıklı bir kampanya açmış. Her biri üç boyutlu hissi veren çizimlere sahip üç ayrı tasarımdan birini (ya da hepsini) edinmek için projeye buradan destek olabilirsiniz.

Millerinizi paylaşır mısınız?

Sónar İstanbul’un ikinci gününde gerçekleşen Sónar+D kapsamında, etkinliğin MarketLab bölümünde “Miles Responsibility” adlı harika bir app fikriyle tanıştım. İstanbul Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi Muhammed Alperen Taşyürek’in tasarladığı app, uçuşlarınızdan biriktirdiğiniz milleri bir mil havuzuna aktarmanızı ve yurt dışında tedavi görmesi gereken çocukların bu havuzda biriken milleri kullanmasını sağlayacak. Henüz geliştirme aşamasında olan app için yatırımcı aranıyormuş. Bir havayolu bu işe destek olsa da, çoğu zaman yeni bilet alacak kadar birikmeden yanan miller, sağlık gibi hayati bir konuda yardıma ihtiyacı olan insanların en azından uçuş sorununu çözse. Alperen’in mail adresi alpeent@icloud.com

Kitapçı’dan sesler geliyor

Kitapçı“Long Way From Home” ve “Pürtelaş 3+1” video serilerinin yaratıcısı Levent Sevi, müzisyenler Feryin Kaya ve Canberk Ünsal, Yeniköy Kitapçısı’nın kurucusu Ahmet Şişman bir araya geldi ve “Kitapçı” adında yeni bir video serisine hayat verdi. Çekimleri Yeniköy Kitapçısı’nda gerçekleştirilen Kitapçı’nın şimdiye dek paylaştığı performans videolarında Nilipek, Can Kazaz, Ağaçkakan ve Alike Places’ı izledik. Yank, In Hoodies, Melike Şahin, Big Beats Big Times, Lara Di Lara, Barlas Tan Özemek, Neyse ve Selin Sümbültepe videoları ise yolda. Kitapçı’nın Youtube kanalına buradan abone olabilirsiniz. Bence videolarla yetinmeyin, yolunuzu arada bir Yeniköy Kitapçısı’na düşürüp içinizi huzurla, çantanızı da kitapla doldurun.

No Comments

Leave a Reply