Defter #1

Defter #1

Tıpkı blog yazmaya başlamamdaki itkinin dinlediğim şarkıların hissettirdiklerini, izlediğim konserlerin düşündürdüklerini unutmamak olması gibi, gün içinde adımlarımın altında akan sokaklarda ve parmaklarımın ucunda akan ekranlarda yakaladıklarımı unutmamak için sürekli analog ve dijital notlar alıyorum. Kimine sonra tekrar tekrar geri dönüyorum, kimi sonunda biten defterlerin istirahate çekildiği koliler içine gidiyor. Defterimdeki minik notların bir kısmını, peşlerinden sürüklenen düşünce akışıyla birlikte her hafta burada paylaşmaya karar verdim. Çünkü daha çok yazmaktan, iletişim kurmaktan, ortak hisleri çoğaltmaktan başka çıkar yolum yok.

Eski dostum Ford Prefect

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Gündemin boğuculuğundan kaçmak için kazdığım tüneller çeşit çeşit. Twitter’a eskisi kadar bağımlı değilim mesela. Daha çok okumaya, dinlemeye, üretmeye çalışıyorum. Çok bunaldığım günlerden birinde, regl sancısı başladığında elim nasıl hiç düşünmeden kas gevşeticilere uzanıyorsa, otomatik olarak Otostopçunun Galaksi Rehberi’ni aldım kitaplığın rafından. Sayfalar ilerledikçe ilk okuyuşumdaki gibi gülmeye başladım. Dünyanın bir Vogon’un basacağı düğmenin ucunda olması fikri hep harika ve rahatlatıcı gelmiştir. Ve tabii o müthiş giriş paragrafı:

“Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırk sekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.”

Gezegenin “Çoğunlukla zararsız” tanımına istisna olan bir coğrafyada yeniden ziyaret etmeyi düşündüğüm kitaplar şimdilik Mülksüzler, Yerdeniz Üçlemesi ve hepsini bulabilirsem Küçük Vampir serisi.

Kendiliğinden efektli Revolog filmler

Revolog filmler

Galata’daki Lomography mağazasında karşıma çıkan Revolog filmler, uzun zamandır ihmal ettiğim analog fotoğraf makinelerimin gönlünü alma çalışmalarımı hızlandıracak gibi. Sürprizli renk dağılımları, benekler, şimşekler ve farklı dokular vaat eden 35mm filmleri önce Holga 135 ile denemeyi düşünüyorum. Filmleri buradan inceleyip satın alabilirsiniz. Üretim süreciyle ilgili detaylı bilgi de Revolog’un kendi sitesinde mevcut.

Nick Cave’in son iki yıldaki ilk röportajı

Nick Cave

2016’nın tepesinde benim için üç albüm duruyor: A Moon Shaped Pool, Skeleton Tree ve Blackstar. Üçü de kayıplarla ilgili, üçünde de kalpler can acıtacak kadar açık. Nick Cave’in 2015’te oğlu Arthur’u kaybetmesinin ardından kaydedilen Bad Seeds albümü Skeleton Tree’nin her yerinde yas, yaşamın devam etmesi gerekliliğinin içinde barındırdığı adaletsizlik hissi ve yeri dolmayacak boşlukların yankısı var. Andrew Dominik’in albümün kayıt sürecini ve elbette Cave ailesinin içinden geçtiği zorlu dönemi belgeleyen filmi One More Time With Feeling‘i, sinema salonunun karanlığına ve siyah 3D gözlüklerin güvenliğine sığınıp hüngür hüngür ağlayarak izlemiştim. Tüm dünyada albümün yayımlanmasından bir gün önce gösterilen filmin taze hatırasıyla o şarkıları dinlemek, kayıtlarda ve sahnede kontrolü elinde tutmasına alıştığım Nick Cave’in yüzünde, sesinde “bunu yapamayacağım” kaygısını tanımak çok sarsıcıydı.

Nick Cave’in Melbourne’deki konser provaları sırasında The Australian gazetesine verdiği röportajı okurken, onu artık ne kadar başka bir ışık altında gördüğümü fark ettim. Acıyı açık yüreklilikle paylaşmak kendisine de, dinleyicisine de iyi geliyor. Röportajı buradan okuyabilirsiniz.

Hatalar

Patti Smith, Nobel ödül törenindePatti Smith’in Nobel ödül töreninde Bob Dylan’ın “A Hard Rain’s A-Gonna Fall” eserini seslendirirken zorlanması çok konuşulmuştu. Smith’in hissettiği duygular boğazında düğümlenip kelimeleri engelliyor gibi göründüğünde durup, “Özür dilerim, çok gerginim” demesi ve mahcubiyet dolu gülümsemesi, sesindeki titreme, ellerini sımsıkı kenetleyişi, tanık olabileceğimiz en gerçek ve güzel anlardan.

Hata yapmak kadar insanın korkularının ve güvensizliklerinin koordinatlarını hatırlatan bir şey yok. Ruhunun en karanlık yerlerine bir anlığına fener tutmak istediğinde bakacağın yer de orası. Hata yaptığında hissettiklerin… Zihninin periferisinde sürekli başarısız olacağını söyleyen sese ne kadar izin verdiğin… Ruhunun camlarını ne kadar yumrukladığın… Sorumluluktan sıyrılmak için kimleri suçladığın… “Yerime oturduğumda başarısızlığın küçük düşürücü acısını hissettim,” diyor Smith, The New Yorker’a yazdığı yazıda. “Ama bir şekilde şarkı sözlerinin dünyasına girip onları gerçekten yaşadığımı da fark ettim.” diye ekliyor. Hatalarımız da parmak izimiz gibi bize özgü ve yaşamın her yerinde parmak izlerimiz var.

Trump karşıtı şarkı fırtınası

Geçtiğimiz yıldan beri sosyal medya hesapları fokur fokur kaynayan Gorillaz, nihayet 2017’de çıkacak yeni albümlerinden ilk parçayı paylaştı. Trump’ın resmi olarak göreve başlamasından bir gün önce yayımlanan, elbette politik mesajlarla dolu “Hallelujah Money”, 2015’te ilk albümü At Least For Now ile Mercury Ödülü’nü kazanan Benjamin Clementine’ın harika sesiyle içimize aktı. Yeni Gorillaz albümünü ve turne tarihlerini dört gözle beklemeye devam.

Gorillaz’ın verdiği heyecan yetmezmiş gibi aynı gün Arcade Fire da Mavis Staples ile kaydettikleri “I Give You Power” parçasını, birlik ve beraberlik çağrısıyla paylaştı. Onları Avrupa’da yakalamak için iyi bir yıl. Bu yaz Primavera Sound, Rock Werchter, Roskilde Festival dahil birçok festivalde çalacaklar. Kur canavarını haklayabilenler kaçırmasın.

Trump dönemi dünyaya neler kaybettirecek bilmiyorum ama çok şarkı kazandıracağı kesin. Bir anti-Trump hareket de “Our First 100 Days” oluşumundan geldi. Gelirinin tamamı yeni yönetimin politikalarından olumsuz etkilenmesi beklenen iklim değişikliği, kadın hakları, LGBTQ hakları, göçmen hakları ve sosyal adaletle ilgili kurumlara aktarılacak olan 100 şarkılık projeden yayımlanan ilk parça Angel Olsen’dan “Fly On Your Wall”.

Minimum 30$ bağış yaparak 100 gün boyunca her gün Ty Segall, Waxahatchee, Protomartyr, Beach Fossils, Will Oldham, Jens Lekman gibi isimlerden bir şarkıya sahip olabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için: ourfirst100days.us

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply