June 2010
16 posts
“Ağladığın zaman, üstündeki kreması dağılmış tatlıya benziyorsun” dedi bana adam. Nasıl sevmeyeyim ki?
2 tags
Saadetin bu kadarı beni hep hüzünlendirmiştir.
– Zeki Müren. (Aşktan Da Üstün filminden)
1 tag
Konser ve festivaller son derece önemsediğim hadiseler. Öncesi ve sonrasıyla birer ritüel olarak yaşıyorum onları, kimi zaman manyaklık derecesinde. Olay haberi almamla başlıyor. Eğer beni mutluluk deryasına daldıracak bir konserse sözlüğe hemen çocuk kesmeli, gözü yaşlı bir entry giriyorum, akabinde arkadaşlarımı arayıp gaza getiriyorum. Kendim de grubun diskografisini dinleyip ilk günü bir öfori...
3 tags
Bu yazıyı on kere silip tekrar yazdım, cümlelerim hissettiklerimi karşılayamıyor diye. Alice In Chains’i karşımda görmek, Jerry Cantrell’ın sesini dinlemek, o traktör gibi riffleri duymak, yıllardır bildiğim müziğin icra edilişine tanık olmak sarsıcıydı. Hiçbir şeyin beni bu kadar mutlu edemeyeceğini düşündürecek kadar sarsıcı. Them Bones’la başladıklarında kaybettim kendimi....
2 tags
İş bulamadığım, daha doğrusu iş aramak için gerekli motivasyona sahip olamadığım için dertlenip daraldığım, ağlamaklı olduğum çok sayıda günün birinde Taksim İlk Yardım Hastanesi’nin arka sokağında Musa’yla yürüyorduk. Birden içerden çığlıklar duyduk. Belli ki acile getirilen biri ölmüştü. İkimiz de durduk, sustuk ve bir daha işten bahsetmedik.
1 tag
1 tag
2 tags
2 tags
2 tags
2 tags
Soundless dawn.
Takibe alalım, duymayanlara duyuralım. →
erayeren:
Takibe alınası linkleri, yaratıcı insanları birarada bulabileceğinize inandığım, yeni bir oluşum içerisinde olan Link sitesi. Takip Edin!
2 tags