Manyetik Bant

Scroll to Info & Navigation

Manyetik Bant #62 // 08.04.14 / 96.2 Radyo Eksen

  1. Nirvana - Pennyroyal Tea / In Utero
  2. The War On Drugs - An Ocean In Between The Waves / Lost In The Dream
  3. Wovenhand - Hiss / Refractory Obdurate
  4. Perfect Pussy - Driver / Say Yes To Love
  5. Savages - No Face / Silence Yourself
  6. Vacation - Horny Politicians / Candy Waves
  7. Timber Timbre - Curtains!? / Hot Dreams
  8. Pure X - Valley Of Tears / Angel
  9. John Frusciante - Crowded / Enclosure
  10. Liars - Pro Anti Anti / Mess
  11. Massive Attack - Babel / Heligoland
  12. Tricky - Parenthesis / False Idols
  13. I Break Horses - Ascension / Chiaroscuro
  14. Moon Duo - I Been Gone / Circles

Foster The People // Supermodel

81shll5iktl-sl1500-1394817085

[Columbia - 2014]

2010’da Pumped Up Kicks adlı şarkılarıyla önce müzik bloglarını fethedip sonrasında büyük plak şirketlerinin radarına giren üç kişilik indie pop grubu Foster The People, 3 yıl önce çıkardığı ilk albümü Torches’la altı boş bir internet fenomeni olmadığını kanıtlamıştı. Grubun yeni çalışması Supermodel’ın önceki işlerinden en önemli farkı, elektronik yapıların yerini geleneksel rock formasyonuna ve özellikle zaman zaman psychedelia’ya göz kırpan gitar melodilerine bırakması. Tüketime dayalı sistemin ve bunun doğurduğu acımasız “güzellik” dayatmasının insanın hayatı ve özsaygısı üzerindeki yıpratıcı etkisine odaklanan albümün kapağında paparazzilerle çevrilmiş süpermodel figürü, kendisini gönüllü olarak nasıl gerçek bir insandan, bir kabuğa dönüştürdüğünü anlatan cümleler kusuyor.

Foster The People viral başarısını yakalamadan önce hayatını reklam jingle’ları yazarak kazanan grubun beyni Mark Foster’ın tüketim kültürüyle ilgili söyleyecek çok şeyinin olduğu açık. İdeal ölçülerden twitter takipçilerine ve maaştaki sıfırlara kadar rakamlara indirgenmiş hayatların yarattığı öfke, dans edilmesi kolay, cilalanmış bir indie pop prodüksiyonuyla sunuluyor. Müziğin akılda kalıcılığı dinleyiciyi yakaladıktan sonra sözler devreye giriyor ve albüm derdini etkili bir biçimde anlatıyor. Foster The People’ın birkaç yazlık albümden sonra ortadan kaybolan indie gruplarından olmadığı belli oluyor ve bundan hepimiz kazançlı çıkıyoruz.

Eagulls // Eagulls

EAGULLS-LP

[Partisan Records - 2014]

Müzik çok çeşitli amaçlara hizmet ediyor. Sakinleşmek istediğinde sakinleştiriyor, kafanda hiçbir düşünceye yer kalmasın istediğinde beynine lavman yapıyor, bazen de içinde biriktirdiğin ama bir türlü patlayıp dışına çıkaramadığın (bu bir tür kabızlık olmalı) çığlıkları atıyor senin yerine. Müzisyen mikrofonu kafasına vurdukça, kendini yere attıkça, sahneyi parçaladıkça yaşadığın katarsisler koruyor seni aklını kaçırmaktan. Belki bu yüzden punk’a dört elle sarılıyoruz. Çünkü çığlıklar hiç bitmeyecek. 

Leeds çıkışlı 5 kişilik punk grubu Eagulls, konserleriyle nam salıp sadık bir dinleyici kitlesi edindikten sonra kendi ismini taşıyan ilk uzunçalarını yayınladı. Punk - post punk standartlarındaki keskin gitar soundu, ciğerden gelen vokaller, çiğ davullar, anksiyete dolu şarkı sözleri ve kopardığı gürültüyle çabucak dikkat çekip heyecan yarattı Eagulls. Sadece müzikleri değil, sahne dışındaki icraatları da konuşuluyor. Geçtiğimiz yıl “beach band” olarak niteledikleri, afrobeat ve surf sularında yüzen gruplara hitaben yazdıkları nefret dolu mektuplarında özetle “Müzik piyasası sizi sadece gruplarınızda kadınlar olduğu için pohpohluyor ve ailenizin parası olmadan hiçbir şeysiniz” diyorlardı. Müziklerine kattıkları öfkeyi takdir etmekle birlikte, dünyada nefret devşirilecek daha mantıklı sebepler olduğunu bildiklerini varsayıyorum. 

Eagulls, emsalleri Iceage, Parquet Courts, METZ ve Holograms gibi yakından takip edilmeyi hak ediyor. 37 dakikalık gürültü banyosunun dorukları Nerve Endings, Hollow Visions, Possessed ve Soulless Youth. Nefes nefese ruhsuz ve umutsuzluğumuzu anlatan Eagulls’la punk’ın nabzı biraz daha güçlü atıyor. 

St. Vincent // St. Vincent

StVincentAlbumCover

[Loma Vista/Republic - 2014]

Müzik kariyerine Dallas’lı kalabalık rock grubu The Polyphonic Spree’de gitar çalarak başlayan Annie Clark, 2006’da St. Vincent mahlasını kullanmaya başladı. Bu adı taşıyan albüm ise 8 yıl sonra, müzisyenin diskografisinin dördüncü solo işi olarak geldi.

St. Vincent’ın albüm kapaklarına bakarak Annie Clark’ın kat ettiği yolla ilgili bir fikir edinmek mümkün. Mütevazı (neredeyse vesikalık) portrelerdeki sade kadından, giyimi, saçları ve oturduğu plastik tahtıyla görkemli bir alternatif rock figürüne dönüşümü, yeni albümünün şarkılarını ilk defa New York Moda Haftası’nda gerçekleşen Diane von Furstenberg defilesinde seslendirmesiyle de vurgulandı. 

St. Vincent’ın müziği, fütüristik imajı ve robotik danslarıyla altını çizdiği gibi, artık daha dijital. İşin imaj yaratımı ve prodüksiyon kısmı bu denli görünür olunca, müziğe dair kaygılar beliriyor. Ancak yer yer kontrolü kaybeden dengesiz enerjisi, dijital beat’lerle kol kola yürüyen elektrogitarları, Prince Johnny ve I Prefer Your Love gibi sinir uçları açıkta şarkıları bu kaygıları siliyor. St. Vincent’ın elinde gitarıyla müziğini yapıp inzivaya çekilecek biri olmadığı, bir noktada mainstream’le buluşup adını büyüteceği belliydi zaten. O, elinin uzandığı her yere ulaşıp mümkün olduğunca çok şeyden ilham almaya çalışan biri. Kendisi de yeni albümünün şimdiye dek yaptığı en dışadönük iş olduğunu söylüyor. Bu değişimin St. Vincent dinleyicisini bölmesi olası. Fakat bir Pitchfork tanrıçasına bile dönüşse, Annie Clark’ın müziği göz ardı edilecek gibi değil.

Beck // Morning Phase

Beck

[Capitol - 2014]

Alternatif rock ile folk’un köşesinde krallığını ilan eden Beck, 5 buçuk yıllık aradan sonra 12. stüdyo albümü Morning Phase’i yayınladı. Albüm, gerek hissiyatı gerek düzenlemeleriyle 2002 tarihli Sea Change'in kardeşi. Kısmen Jack White'ın Nashville'deki Third Man Records stüdyolarında, kısmen Los Angeles'ta kaydedilen Morning Phase'de Beck yine Sea Change'de çalıştığı müzisyenlerle çalışmış. 

Albümün omurgasını akustik gitar oluşturuyor. Synthesizer ve yaylılarla yapılanan damarların içinde sürükleyici melodiler akıyor. Beck’in orman içinden havalanıp göğe dağılan kuş sürülerini andıran yankılı vokali ve sinematografik geri vokaller, müziğe ruh üflüyor. Rehber coğrafyayı iyi bilince, yolculuk da son derece doyurucu oluyor tabii. Müzikteki kırılganlık hissi, şarkı sözlerinde de devam ediyor. Birine gitmemesini söylerken de, tek başına yola düşerken de yabancı gözlere kendini korkusuzca açmanın verdiği narinlik duygusu bu. Albüm, açılış parçası Cycle'ın ima ettiği gibi bir döngü. Şarkılar his birliği içinde birbiriyle birleşip yaşam gibi başladığı noktaya dönüyor. Saflık, kirlenme, yeniden saflığı bulmak ve devam.

Hayat içinde birbirine çarpa çarpa hasar alarak hareket eden canlılarız. Bütün bu sarsıntılı gidişe rağmen en içeride kıpırtısız duran bir öz hissedilir ya bazen, Morning Phase şarkıları o özden çıkıyor gibi. This Morning, Blue Moon, Wave, Don’t Let It GoWaking Light gibi kulağa dünya dışına akıyor gibi gelen parçalarıyla Morning Phase, kendi berraklığını dinleyenin zihnine bulaştırıyor. 2014’ün ilk çeyreğinde duyduğumuz en güzel işlerden biri.

Manyetik Bant #61 // 01.04.14 / 96.2 Radyo Eksen

  1. Angel Olsen - Hi Five / Burn Your Fire For No Witness
  2. Johnny Cash - She Used To Love Me A Lot / Out Among The Stars
  3. Mac DeMarco - Brother / Salad Days
  4. Cloud Nothings - No Thoughts / Here And Nowhere Else
  5. Pixies - Silver Snail / EP3
  6. Sharon Van Etten - Taking Chances / Are We There?
  7. Snowbird - Where Foxes Hide / Moon
  8. Band Of Skulls - Toreador / Himalayan
  9. Blank Realm - Baby Closes The Door / Grassed Inn
  10. Graham Coxon - Ooh, Yeh Yeh / A + E
  11. Echo And The Bunnymen - All My Colours / Heaven Up Here
  12. Wye Oak - Civilian / Civilian
  13. Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra - Little Ones Run / Fuck Off Get Free…
  14. Sun Kil Moon - Ben’s My Friend / Benji
  15. The Clash - Ghetto Defendant / Combat Rock

Angel Olsen // Burn Your Fire For No Witness

jag246.11183

[Jagjaguwar - 2014]

İki haftadır orasına burasına bir şeyler ekleyip çıkarıyorum yazının. Bir gripten bahsediyorum, onu silip hiçbir şey yapmaya hevesim kalmamasından bahsediyorum, onu silip kediden bahsediyorum ama bir türlü yayınlanacak bir şekle sokamıyorum. Hayatla ilişkim de tamamen böyle şu günlerde. Kafamda düşünceler oluşturmakta zorlanıyor gibiyim. Hem beynim hem bedenim uyuşuk. İşte yine açtım sayfayı karşıma, zihnimi müzikle tokatlaya tokatlaya ayıltmaya çalışıyorum. 

Albümler uzun zamandır ilk dinleyişte tesir etmiyor. Gripken, ateşimin nispeten düşük olduğu akşamlardan birinde gözlerimi kapayıp Angel Olsen'ın ikinci LP'si Burn Your Fire For No Witness'ı dinledim. Olsen, 2011’de yayınladığı ilk EP Strange Cacti ile radarlara girmişti. Bir gitar ve ruh dolu bir vokaldi kulağımızdaki. İlk stüdyo albümü Half Way Home (2012) gücünü yine Olsen’ın vokalinden ve anlatısından alıyordu. Burn Your Fire For No Witness ise geleneksel grup yapısına daha yakın duruyor. Kimi zaman içedönük ve lo-fi, kimi zaman tüm dünyayı karşısına almaktan çekinmeyen vokallere cızırtılı gitarlar, davul ve org ekleniyor. Karşımızda Angel Olsen’ın şimdiye kadarki en rock hali var. Şarkılar akustik gitarın yalınlığıyla yangın yeri gibi rock düzenlemeleri arasında salınırken, hep birlikte müzisyenin, müziğini şekillendirişine tanık oluyoruz.

Kulağa kendi kendine konuşuyormuş gibi gelen Unfucktheworld'ün vokalinden yalnızlık kutlaması Hi-Five'a, White Fire'ın yorgun melankolisinden Stars'ın heyecanlı davullarına albümde takılıp kalınacak bir dizi değerli an var. Angel Olsen ateşi biraz daha harlamış, çevresine topladığı kalabalık da mutlaka artacaktır.

Manyetik Bant #60 // 18.03.14 / 96.2 Radyo Eksen

  1. Warpaint - Keep It Healthy / Warpaint
  2. The Streets - Outside Inside / Computers And Blues
  3. Gorillaz - Amarillo / The Fall
  4. Holy Wave - Star Stamp / Relax
  5. The Stone Roses - Waterfall / The Stone Roses
  6. David Bowie - Ashes To Ashes / Scary Monsters
  7. Sharon Van Etten - Give Out / Tramp
  8. Temples - Colours To Life / Sun Structures
  9. Morrissey - Jack The Ripper / My Early Burglary Years
  10. Lower Dens - Brains / Nootropics
  11. Jeff The Brotherhood - Diamond Way / We Are The Champions
  12. Seasick Steve - Diddley Bo / Man From Another Time
  13. Vacation - Pyro Hippies / Candy Waves
  14. Pearl Jam - Masters Of War / Live At Benaroya Hall

Manyetik Bant #59 // 11.03.14 / 96.2 Radyo Eksen

  1. Stone Temple Pilots - Piece Of Pie / Core
  2. Ty Segall - Ghost / Twins
  3. Waters - For The One / Out In The Light
  4. Sonic Youth - Death Valley ‘69 / Bad Moon Rising
  5. Nirvana - Hairspray Queen / Incesticide
  6. Faith No More - Cuckoo For Caca / King For A Day, Fool For A Lifetime
  7. Pearl Jam - Blood / Vs.
  8. Nine Inch Nails - Starfuckers Inc. / The Fragile
  9. The Prodigy - Serial Thrilla / The Fat Of The Land
  10. Radiohead - Sit Down, Stand Up / Hail To The Thief
  11. Primal Scream - Elimination Blues / More Light
  12. Moderat - Bad Kingdom / II
  13. Nick Cave & The Bad Seeds - More News From Nowhere / Dig, Lazarus, Dig!!!

Manyetik Bant #58 // 04.03.14 / 96.2 Radyo Eksen

  1. Beck - Morning / Morning Phase
  2. Real Estate - Crime / Atlas
  3. Waters - Got To My Head
  4. Eagulls - Hollow Visions / Eagulls
  5. Holograms - Laughter Breaks The Silence / Forever
  6. Eternal Summers - Never Enough / The Drop Beneath
  7. Hospitality - Rockets And Jets / Trouble
  8. Damon Albarn - Lonely Press Play / Everyday Robots
  9. St. Vincent - Huey Newton / St. Vincent
  10. Wild Beasts - Palace / Present Tense
  11. Bleeding Rainbow - Start Again / Interrupt
  12. Foo Fighters - Miss The Misery / Wasting Light
  13. Bush - Insect Kin / Razorblade Suitcase
  14. Beck - Don’t Let It Go / Morning Phase